 |
|
 |
| |
| |
Araç Konvoyu
Birçok ülkede yaygın olan bir diğer adet de evlenen çift ve konuklarının oluşturduğu araç konvoyudur. Süslenen düğün arabası konukların beyaz bantlarla süslü araçlarından oluşan konvoyun önündeki yerini alır ve onlara önderlik eder. Arabalardaki beyaz bantlar çifte mutluluk getirsin diye asılırken (bütün gürültüler gibi) seyir halindeyken sürekli basılan kornalar da kötü ruhları kovmak içindir.
Türkiye’de ve hatta Almanya’nın bazı bölgelerinde bu araç konvoyunun yolunu kesip para isteme adeti vardır. Altbayern’de yol kesmek geleneksel olarak köyün çocuklarının işiyken Türkiye’de de çocuklar konvoyun yoluna devam etmesine ancak paralarını aldıktan sonra izin verirler. Başka bir Türk adeti de düğün arabasının sürücüsünün gelinle damadı arabadan indirmeden önce damadın babasından para istemesidir.
Brautentführung (gelin kaçırma)
Almanya’daki başka bir adet de gelin kaçırma adetidir. Eski bir adete göre gelin düğün sırasında dostları tarafından “kaçırılır” ve kendisini kaçıranlarla birlikte meyhane meyhane gezer ve arkasından onu aramakta olan damat her seferinde hesabı öder. Gelini bulduğunda da fidye ödemek zorundadır. Çoğu zaman damada komik görevler verilir.
Gelin kaçırma sırasında konuklar salonda sıkıntıyla beklememek için ya kaçıranlara eşlik ederek ya da damada gelini aramasında yardımcı olarak eğlenceye katılırlar.
Çocuklar
Evlilikte çocuk sahibi olmak her ülkede önemlidir. Türkiye’de bu nedenle evlenen çiftin kucağına bir çocuk oturtulurken Almanya’da çiçek çocuklar (Blumenkinder) evlilikteki çocuk mutluluğunu sembolize etmektedir. Çiçek saçma adeti ise eski bir batıl inanıştan kaynaklanmakta olup, bu inanışa göre çiçekler kokularıyla bereket tanrıçalarını baştan çıkarmakta ve evlenen çifte çocuk bahşetmektedir.
Asya’daki yeni evlenen çiftlere pirinç atma adeti de Almanya’da keyifle uygulanmaktadır. Asya kıtasında bereket anlamına geldiği ve böylelikle de çocuk mutluluğu tattırdığı için pirinç atılmaktadır.
Düğün Pastası
Almanya’da düğün pastalarında kesinlikle katılmasi gereken bir malzeme vardır: badem ezmesi. Ezmenin özünü oluşturan badem aşkta mutluluk demektir.
Ayrıca sadece Almanya’da değil Türkiye’de de yaygın olan bir başka inanç da, düğün pastasını birlikte kesen çiftin hangisinin eli bıçakta üstte bulunursa evlilikte onun sözünün geçeceği inanıcıdır.
Eşikten geçirme
Damadın gelini eve girerken eşikten kollarında geçirmesi Roma dönemine dek uzanmaktadır. O zamanlar kapı boşluklarında kötü cücelerin saklandığına ve gelinin tökezlemesine neden olduklarına inanılırdı. Gelinin tökezlemesi de evlilik için kötü bir işaretti. Damadın gelini havaya kaldırması sayesinde kötü cüce gelinin izini kaybedecek ve böylelikle de genç çiftin mutluluklarına gölge düşmeyecektir.
Gelin çiçeği
Almanya’da gelin çiçeğini temin etmek damadın görevidir. Bu çiçeğin gelinin gelinliğine ve isteklerine uygun olabilmesi için gelinin annesi ya da sağdıcı bu görevde damada fikir verir.
Birçok ülkede yaygın olan bir diğer adet de gelinin çiçeğini havaya fırlatmasıdır. Gece yarısından hemen önce bekar hanım konuklar gelinin arkasında toplanırlar. Gelin de başının üzerinden geriye doğru bu kalabalığa çiçeğini fırlatır. Çiçeği kapan hanım bir sonraki düğünde gelin olma mutluluğuna erişecektir.
Hochzeitskerze (düğün mumu)
Düğün mumu ortaçağda nikah törenlerinin ayrılmaz bir parçasıydı. Düğün mumu aşkın, aydınlığın ve sıcağın sembolü idi. Yeni evli çiftin aşkı da mum ışığı gibi böyle parıldamalı ve sıcak olmalıydı.
Eski bir geleneği göre düğün mumu gelinin ya da gelinin annesinin vaftiz annesi tarafından hediye edilmektedir. Kilise (Katolik) nikahlarında evlenen çiftin vaftiz mumlarıyla düğün mumları yakılır ve bir mum şiiri okunur.
Düğün mumu özel vesilelerle hep yeniden yakılır. Örneğin evliliğin birinci yıldönümünde ya da barışma niyetini göstermesi için bir tartışmanın ardından.
Hochzeitsstreich (düğün oyunu)
Almanya’da düğün günü evlenen çiftlere mutluluk getirmesi için bir oyun oynamak adettir. Evin anahtarlarını saklamaktan, yatak odasının önüne aşılması zor engeller yığmaya kadar çiftin arkadaşlarının aklına artık ne gelirse…
Söz kimin?
Hem Almanya’da hem Türkiye’de yaygın olan diğer bir gelenek de nikah sırasında, yani “evet’ler” söylendikten sonra gelinle damadın birbirinin ayağına basmaya çalışmasıdır. Diğerinin ayağını önce bulan evlilikte söz sahibi olacaktır.
|
| |